|
Kıymetli KURED
Üyeleri,
1618 Sayılı
Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği
Yasası'nda değişiklik öngören tasarı TBMM Alt Komisyo'nunda
tartışılarak Genel Kurul'a sunulmadan önce, değişikliğin
rehberlik mesleğine ve Türk turizmine vuracağı ağır darbeye
dikkati çekmek amacı ile, ve bu yanlışın düzeltilmesi
konusunda Antalya'da ARO'nun daveti üzerine gözlemci olarak
katıldığımız toplantıda beliren teamül çerçevesinde, bölgemiz
milletvekillerine (ki aralarında Sayın Bakanımız da vardır)
gönderdiğimiz yazıyı bilgilerinize sunuyoruz.
Konu: 1618 Sayılı Seyahat Acentaları Yasası’nda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Yasa Tasarısı'nın profesyonel turist
rehberliği mesleği ve Türk turizmi
açısından sakıncaları
Sayın
Milletvekilimiz;
Türk
ekonomisinin lokomotif sektörlerinden olan turizm 2006 yılında
hatırı sayılır derecede kan kaybına uğramıştır. 2007 sezonuna
yönelik ilk uluslararası fuarlarda edinilen genel kanı, bu
kaybın önümüzdeki birkaç yıl daha devam edeceği yönündedir.
2006’da yaşadığımız turist sayısındaki düşüşte Kuş Gribi,
Karikatür Krizi, Papaz Cinayeti gibi faktörler elbette belli
oranlarda etkili olmuştur, ancak, bu güç kaybında, turizmin
ülkemizde uygulanış şeklinden, başka bir deyişle, “sistemden”
kaynaklanan etkenlerin de rol oynadığını göz ardı etmemeliyiz
ki, bu sene yaşadığımız hüsran önümüzdeki senelerde kâbusa
dönüşmesin.
“Her şey
dahil” modeli, yanlış uygulamalar nedeni ile, verimli ve
bereketli bir model olmak yerine, sektörü adeta esir alan bir
uygulamaya dönüşmüştür. Bundan kurtulma yolları arandığını,
ancak çözüm üretilmesinde zorlanıldığını gözlemlemekteyiz.
Bu sistem
dahilinde çalışan Tur operatörleri, konaklama tesisi sahipleri
ve taşımacılar kâr-zarar hesaplarını en iyi kendileri
yapacaklardır. Bizler, profesyonel turist rehberleri olarak,
onların faaliyet alanlarına ilişkin konularda fikir beyan
etmekten ziyade, kendimizi ilgilendiren konularda geleceğe
yönelik kaygılarımızı dile getiren saptamalar yapmak
istiyoruz.
Sayın
Milletvekilimiz;
“Ticari
rekabet”in ülkemizde “fiyat kırma” olarak algılanıp
uygulanması nedeni ile, maliyetleri aşağı çekme adına
kalifiye işgücünden vazgeçme politikaları, nitelikli
hizmetten de vazgeçmeyi beraberinde getirmekte, bu da turizm
sektöründe kalite erozyonuna neden olmaktadır. Rehberlerin
işvereni konumundaki seyahat acentelerinin, sermayedar
olmaktan aldıkları güçle verdikleri “1618 Sayılı Yasa’da
Değişiklik Tasarısı” yüce Meclis’te önerildiği şekilde
kabul edilirse profesyonel turist rehberliği mesleği, Türk
turizmi ve ülkemiz onarılması zor bir darbe alacaklardır.
Şöyle ki;
“Turist
Rehberi” denilince hernekadar akla ilk olarak “Turistlere
arkeolojik yerleri anlatan şahıs” gelmekte ise de,
rehberlerin, ülkemizin uluslararası arenadaki yalnızlığı ve
yanlış anlaşılmışlığı da göz önüne alındığında, bunun çok
ötesinde, çok ciddî bir işlevi yerine getirdikleri
görülür. Örneğin gerek günübirlik turlar, gerekse birkaç
hafta süren bir Anadolu turu, rehber için, ülkesini doğal,
kültürel, sosyal ve siyasi boyutları ile tanıtma fırsatıdır.
Bu birliktelik, ayrıca, ülkemizle ilgili önyargıların
kırılmasına olanak tanıyan önemli bir fırsattır. Şöyle ki;
turistin gözünde rehber o ülkenin cumhurbaşkanıdır,
milletvekilidir, büyükelçisidir, karısını döven erkeğidir,
kızını okula göndermeyen babadır, 14 yaşından küçük çocukları
çalıştıran patrondur, sözde Ermeni katliamını yapan kişidir,
oteldeki hep aynı yemekleri pişiren aşçıdır, islamî terör
olaylarının sorumlusudur, terör örgütüne siyasi statü vermeyi
reddeden kişidir; rehber ören yerine kadar yol boyunca hep bu
ve benzeri konularda hesap verir, soruları yanıtlar ve bunu
ulusal çıkarlarımıza ve onurumuza gölge düşürmeyecek şekilde
yapar. Her profesyonel turist rehberi en az bir yabancı dili
çok güzel konuştuğu için savunduğu tezler inandırıcı olur.
Yolcu
kapasitesi ne olursa olsun, her turist aracında Kültür ve
Turizm Bakanlığı’nca o görevi yapmak üzere ehliyetlendirilmiş
(kokartlı) bir profesyonel rehberi bulunması bu nedenle büyük
önem arz etmektedir. Oysaki “Seyahat Acentaları Kanunu” olarak
bilinen 1618 Sayılı Yasa’da, TÜRSAB’ın hazırladığı yasa
değişikliği tasarısı “60 turistten itibaren rehber
bulundurulması” önerisini getirmektedir. Bu değişiklik
önerisinin kabul edilmesi halinde:
1-
Ülkemizde 60 kişilik turist otobüsü bulunmadığından (45-47
kişilik otobüsler kullanılmaktadır) her 2 otobüse 1 rehber
verilecektir. Bu durumda, seyahat acentesi bir rehberin
yevmiyesi oranında kazanç sağlayacak ama; araçlardan birinde
rehber olmayacağı için hizmet kalitesi düşecek, eline
mikrofonu alan ehliyetsiz kişilerin ülkemizle ilgili yanlış ve
yanıltıcı bilgiler vermesine ortam sağlanacak, buna bağlı
olarak da müşteri şikâyetleri artacağından ülkemizin
uluslararası turizm reytingi düşecek, itibarı sarsılacak,
kendisini anlatmakta ve tanıtmakta zaten büyük sıkıntılar
yaşayan ülkemizin turizmi ağır bir darbe alacaktır.
2- Bazı
turizm çeşitleri, örneğin: Yedigöller, Mavi Yolculuk, ya da
Nemrut, işin doğası gereği 60 kişilik gruplarla yapılamazlar
(örnekler çoğaltılabilir). Bu turların tamamen rehbersiz
yapılması gündeme gelecek ve yukarıda değindiğimiz sıkıntılar
bu turizm çeşitlerini de derinden etkileyeceklerdir.
Sayın
Milletvekilimiz;
Kuşadası
Profesyonel Turist Rehberleri Derneği KURED olarak sizden
istirhamımız, Meclis Alt Komisyonu’nda tartışılacak olan
bu yasa değişikliği ile ilgili teklif gündeme geldiğinde,
Türk turizminin bir rehber yevmiyesinden tasarruf uğruna
onarılması imkânsız darbeler almasına karşı çıkmanız, ve
ilgili maddenin “...Yolcu sayısına bakılmaksızın her tur
aracında bir profesyonel turist rehberi bulundurulur”
şeklinde geçmesi için irade ortaya koymanızdır.
Duyarlılığımıza ilgi gösterip destek vereceğiniz inancı ile en
derin saygılarımızı sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
KURED
Yönetim Kurulu Adına
Başkan
Ali KARAPINAR
|