|
Kıymetli Meslektaşlarımız,
Anımsayacağınız
üzere, Kültür ve Turizm bakanlığı tarafından
25 Kasım 2005 tarihinde yayınlanan "Profesyonel Turist
Rehberliği Yönetmeliği", devlet memuru olan rehberlerin
mesleğimizi icra etmelerini yasaklamıştı. O tarihte bu
kategoriye giren rehber sayısı ülke genelinde 3 bin dolayında,
KURED'de ise sadece 5'ti (sonradan 3'e düştü zira 2
meslektaşımız 20 - 22 yıllık
devlet memurluğunun kazanımı olan haklarından feragat ederek
rehberliğe devam kararı aldılar). KURED'de sadece 5 adet
657'lik rehber olması bizim konuyu göz ardı etmemize neden
olmadı, tam tersine, yanlış ve haksız olduğuna inandığımız bu
karardan dönülmesi için, aklımızın erdiği, gücümüzün
yettiğince mücadelemizi başlattık ve sürdürüyoruz. Haklı
olduğuna inandığımız gerekçelerimizi, AKP'li ve CHP'li tüm
Aydın milletvekillerimize ilettik. CHP'li Sayın Mehmet Mesut
Özakcan, 16 Kasım 2006 günü, konuyu TBMM'de, kendisine
aktardığımız şekli ile, virgülüne dokunmadan dile getirdi.
Aşağıda Sayın Özakcan'ın 2007 Malî Yılı Plan Ve Bütçe
Komisyonunda Yaptığı konuşmayı Meclis tutanaklarından
aktarıyoruz. Mavi ile işaretli bölümler 657'ye tâbî
meslektaşlarımızı ilgilendiren bölümdür (İlgili
oturumun tüm tutanağını okumak için burayı tıklayın). O
bölümün sonrasında da, 21 yıllık devlet memurluğu
haklarından vaz geçerek rehberliği seçen üyemiz Sayın Mahmut
Ökçesiz'in konuya ilişkin yorumunu okuyabilirsiniz. "657'ye
Tabi Turist Rehberleri" dosyamızda konuya ilişkin her yeni
gelişmeyi bulabileceksiniz.
... Buyurun Sayın Özakcan.
MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Aydın) – Sayın Başkan, Sayın Bakanım,
değerli arkadaşlarım, değerli bürokratlar, basınımızın değerli
temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ben değişik bir iki konuya değinmek, temas etmek istiyorum.
Bakanlığımızın bünyesinde görev yapan profesyonel turist
rehberliği diye bir hizmet alanı var. Bu profesyonel turist
rehberliğiyle ilgili son aylarda birtakım sıkıntıların
yaşandığı bize de iletilmişti. Rehber denilince her ne kadar
akla ilk olarak turistlere arkeolojik yerleri anlatan şahıs
gelmekteyse de rehberlerin, ülkemizin uluslararası arenadaki
yalnızlığı ve yanlış anlaşılmışlığı da göz önüne alındığında
bunun çok ötesinde çok ciddi bir işlevi yerine getirdikleri
görülür. Örneğin, gerek günübirlik turlar gerekse birkaç hafta
süren bir Anadolu turu rehber için, ülkesini, doğal, kültürel,
sosyal ve siyasi boyutlarıyla tanıtma fırsatıdır. Bu
birliktelik ayrıca ülkemizle ilgili önyargıların kırılmasına
olanak tanıyan önemli bir fırsattır. Hal böyleyken 25 Mart
2005’te yürürlüğe giren profesyonel turist rehberleri
yönetmeliği 657 sayılı Devlet Memurları Yasasına tabi
profesyonel turist rehberlerine, memuriyetten ayrılana değin
rehberlik yapmayı olanaksız hale getirmektedir. Şöyle ki:
Turist rehberliği yapması yasaklanan 657’ye tabi devlet
memurlarının, bilgi, birikim ve donanımları açısından ülke
turizmine ve camiasına olan katkıları yadsınamaz. Onları devre
dışı bırakmaktan kaynaklanan boşluğun hangi kaynaklardan
doldurulacağına ilişkin büyük bir belirsizlik ve soru
işaretleri vardır. Sayın Bakanımız, ülkemizde 9.243
profesyonel turist rehberi bulunduğunu ve bu rakamın yetersiz
olduğunu ifade etmekte, ancak sayıları 4.000 olarak belirtilen
657’liklerin yerine kimlerin hangi kriterlere göre seçilerek
istihdam edileceğine ilişkin net bir açıklamada
bulunamamaktadır. İlk bakışta haklı bir dayanağı varmış gibi
görünse de devlet memurlarının ikinci bir iş yapmalarının
yasak olması gibi, bu durum, rehberlik yapmaktan men ettiği
binlerce memuruna devlet bu işi yapmak için ehliyet verdiği,
rehberlik kokartı verdiği dönemde de 657 sayılı Yasa
yürürlükteydi. Mademki devlet memurlarının ikinci bir iş
yapması yasaktı o zaman neden bu kadar insana umut ve ehliyet
verilmişti. Bu sorunun yargı yoluyla değil Sayın Bakanımızın
vereceği kararla çözülmesini, bu yanlıştan dönülmesini
bekliyor ve diliyorum.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Bakanımızın zaman
zaman değişik konularla ilgili olarak yaptığı açıklamalara ek
olarak söylediği, yerel basınımızda da Aydın’da yer alan güzel
sözleri vardır. Örneğin “yapamayacağımız bir işin sözünü
vermeyiz.” Manşet olan, yerel basınımızda sözlerinden
birisidir. Ege Bölgemizde çok sevilerek okunan bir bölge
gazetemiz vardır, Yeni Asır gazetemiz. Bu bölge gazetemizin
değerli bir köşe yazarı ve aynı zamanda yayın grubu Başkanı
olan Osman Gencer, 22.7.2006 tarihli köşesinde şunları
yazmıştı. Şöyle diyor: “Herhalde Turizm ve Kültür Bakanı
Atilla Koç’u çok yakında sözünden en çok dönen bakan diye
manşetlere taşıyacağız. Çünkü, yaptığı dönüşler epeyce artmaya
başladı. Biz hepsini izliyor ve tek tek topluyoruz zamanı
geldiğinde bir bir ortaya dökeceğiz.” Konu ören yerleriyle
ilgili değerli arkadaşlar. “Ören yerleri ödeneklerinin oraları
için ne kadar önemli olduğunu kendileri bizden daha iyi
biliyor, ancak bilmesine rağmen ödenekleri kesmeye devam
ediyor. Ören yeri gelirlerini yerel yönetimlerden kesme,
hepsini Ankara’ya çekme fikrinin yaratıcısı Mesut Yılmaz
Başkanlığındaki 55 inci Hükümet dönemidir. O saate kadar ören
yeri gelirlerinin yüzde 40’lık payı yerel yönetimlere
aktarılıyordu. Yüzde 40 pay iyi bir tutardı ve tarihî
mekanların bakımı için epeyce imkan sağlıyordu lakin 22 Temmuz
1988 günü çıkan kanunla o pay yüzde 5’e düşünce ören
yerlerinin canı okunmuş oldu. Bu karardan sonra hâlâ sıkıntı
içinde kıvranıp duruyor. Parasızlık yüzünden pek çok müze
kapısını açamıyor. Pislik ve bakımsızlık yüzünden tarihî
yerlerin, yerli, yabancı ziyaretçi sayası her yıl hızla
düşüyor. İstemihan Talay’dan sonra o koltuğa oturan Suat
Çağlayan dışındaki diğer Kültür Bakanları da sıcak para
cazibesinden kendilerini kurtaramadılar. Bir tek Suat Çağlayan
bunu yapmadı hatta özel anlaşmayla parayı sahiplerine iade
etti, ancak o ayrıldıktan sonra yine başa dönüldü. Ülkeye
büyük zarar veren bu yanlışlığı AKP Hükümetinin Kültür Bakanı,
Aydınlı hemşerimiz Atilla Koç’a defalarca ilettik, rakamları
ortaya döktük, eski ve yeni durumu açıkladık, yapılan hatayı
tüm verileriyle önüne koyduk bir bir anlattık. Ayrıntıları
dinleyince isyanımıza hak vermişti, 2 Nisan 2005 tarihinde de
konuyla ilgili çok önemli bir açıklama yapmıştı. ‘Böyle
saçmalık olmaz. Ören yeri gelirlerinin tamamı bundan böyle
yerel yönetimlere bırakılacak. Yasa tasarısı hazırlanması için
bürokratlarıma talimat verdim, çekilen sıkıntı bitecek’ demiş
olmalarına karşın bugün yaşanan tamamen bu açıklamanın aksi
şeklinde devam etmektedir.”
Değerli arkadaşlarım, sözlerimin başında söylediğim
“yapamayacağımız bir işin sözünü vermeyiz” ile çelişen bu
sonucu dikkatlerinize getirmek için bunu söylemek ihtiyacı
duydum.
Sayın Başkan, Sayın Bakanım, değerli arkadaşlar; tabii, Kültür
ve Turizm Bakanlığımız ve bağlı kuruluşlarla ilgili ülkemiz
genelinde birçok sorun var, istek var, ihtiyaç var. Elbette
Sayın Bakanımız ilimizle ilgili olan ihtiyaç ve istekleri
bilmekteler, ama bugüne kadar bu ihtiyaçların yerine gelmemiş,
getirilmemiş olmasından dolayı da hatırlatmak ihtiyacı
duyuyorum. Örneğin, Aydın’da İl Kültür ve Turizm
Müdürlüğümüzde folklor araştırmacı kadrosundan kaloriferci
kadrosuna kadar bir kadro tahsisi ihtiyacı söz konusu. İlimiz
dahilinde 20 halk kütüphanesi bulunmakta, bunlardan Aydın İl
Halk Kütüphanesi, Çine, Nazilli, Söke, Kuşadası, Germencik
halk kütüphanesi müdürlük olarak, diğer kütüphaneler ise
memurluk olarak hizmet vermekteler. Bu kütüphanelerimizin
özellikle hizmetli kadrolarında görev yapanların emeklilik
halleri ve başka nedenlerle ayrılmalarından dolayı yerlerine
yeni atamalar yapılamamış, bazılarının ise kadroları
Bakanlığınızca tenkis edilmiş. Kütüphanelerin personel
ihtiyaçlarının karşılanması gerekmekte, ayrıca ilimiz il halk
kütüphanesi bünyesinde hizmet veren bölge cilt atölyesi
teknisyen yardımcısının emekliye ayrılmalarından dolayı
yerlerine yeni atama yapılmamış ve bu hizmet alanı kapatılmış.
Yeni kadro tahsislerinin yapılarak hizmete açılması talebi ve
ihtiyacı vardır.
İlimizde 3 müze müdürlüğü, Aydın Müzesine bağlı Yörük Ali Efe
Evi Müzesi ve 4 müze. Müze müdürlüklerinin boş bulunan kadro
ihtiyaçları açık olarak durmakta.
İlimiz sınırları içerisinde bulunan ören yerlerinin denetim,
kontrol ve arazi çalışmaları için müdürlüğün binek aracı ve
personele ihtiyacı, mevcut kütüphanelerimizin raf ihtiyacına
kadar bu istek ve talepler devam ediyor. Aydın ve Nazilli
kültür merkezleri tamamen henüz ikmal edilmiş değil.
1970’li yılların başında hizmete giren Milet Müzesi gerek
malzemeleri gerekse zaman zaman bölgede meydana gelen
depremler sonucunda bina statik olarak kullanılamaz hale
gelmesi ve çökme tehlikesi arz etmesi nedeniyle 20.10.2000
tarih ve 5511 sayılı Bakanlık onayıyla ziyarete kapatılmış.
Turistlerin en çok ilgi duyduğu ve görmek istedikleri yerler.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü
diye yeni bir kuruluş var. Kuruluşun bir mimar ve hizmetli,
bekçiye ihtiyacının yanı sıra bir tek hizmet aracı bile yok.
İlgili, yetkili görevli dışarıya gitmek istediğinde ve görevi
daha çok sahada bulunan bu müdürlüğün belediyelerden ya da işi
olanların araçlarını bekleyerek onlarla gitmek mecburiyeti
var.
Değerli arkadaşlarım, tabii, Aydın’da bu kadar eksik ve
ihtiyaç varken kuşkusuz Türkiye genelinde de bu ihtiyaçların,
eksikliklerin var olduğunu düşünüyorum. Sayın Bakanımız Aydın
ile diğer illerimizi ayırt etmeden hizmet ve ihtiyaçları
karşıladıkları için Türkiye genelinde de bu eksik ve
ihtiyaçların var olduğunu, devem etmekte olduğunu düşünüyorum.
Sayın Başkanım, sözlerimi bitirirken Sayın Bakanıma bir iki
cümleyle iletmek istediğim mesajım var izninizle.
Diyeceksiniz yine, Kültür Turizm Bakanlığında da Çine Barajı
konuşulur, ama geçtiğimiz yıl, Sayın Bakanımız da çok yakından
ilgilendiği için bunu hatırlatıp söylemek ihtiyacı duyuyorum,
geçtiğimiz yıl Aydın şivesiyle “ne etcez etcez bu parayı
bulcaz” dediler. Geçtiğimiz yıl buldular, ama bu yıl maalesef
o para henüz bulunamadı. Bulunması konusundaki talep ve
dileğimi de hatırlatıp iletiyorum.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ATİLLA KOÇ (Aydın) – Emir verdik,
devam ediyor.
MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Devamla) – Bakanlığımızın bütçesinin
hayırlı olmasını dileyerek hepinize teşekkür ediyor saygılar
sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ediyoruz Sayın Özakcan.
Üyemiz Sayın
Mahmut Ökçesiz'in konuya ilişkin görüşü:
Sayın Ali
Karapınar,
Kured Yönetim Kurulu Başkanı.
Bildiğiniz üzere 25 Kasım 2005 tarihinde Turizm Bakanlığı
tarafından yayınlanan yeni yönetmelik ile " Devlet memuru "
olan biz
rehberlerin Rehberlik Mesleğini yapması yasaklanmıştı. Adı
geçen
yönetmelik sonucunda 02Ağustos 2006 tarihinde 21 yıl 5 ay 17
gün
yaptığım " Devlet memurluğu " görevimden istifa etmek zorunda
kalmıştım.
Bu yönetmeliği iptal ettirmek için gösterdiğimiz girişimlerde
"
Kured Üyesi olmadığım " halde şahsıma ve arkadaşlarıma kucak
açmış
ve haklı davamızda yanımızda olmuştunuz. Bugünde memnuniyetle
müşahade etmekteyim ki hala bizlerin yanındasınız ve bunun
için TBMM
de sayın Mesut Özakçam vasıtası ile sesimizi meclis üyelerine-
vekillerimize-duyurdunuz. Size arkadaşlarım ve şahsım adına
minnettarım. İyi ki varsınız ve biliyorum ki Kured her türlü
övgüye
layıktır.
Mensubu olmaktan büyük onur duyduğum bu güzide kuruluşun
gelişmesi
ve hak ettiği şekilde rehberlerin " Lider Kuruluşu " olması
yolundaki gayretlerinizde yanınızda bir " nefer " olarak
çalışmak
boynumuzun borcudur. Bu vesile ile Yönetim Kurulunuza ve
şahsınıza "
TEŞEKKÜR eder, saygılarımı sunarım.
Mahmut Ökçesiz
İngilizce Rehber
|