Aydın ilinin Çine ilçesine bağlı Karpuzlu köyü, bir zamanlar, eski Karia uygarlığı döneminde, Alinda adıyla anılırdı. Yüksek bir tepenin yemyeşil yamaçlarına yaslanmış olan Alinda'dan arda kalan tarihi eserler, zaman potasında  eriyerek yok olan  bir başkentten geride kalan yegâne izler... Kentin zamana direnmeyi başarabilmiş başlıca yapıları; muhteşem bir duvarın üzerinde yükselen pazar yeri, surları, tiyatrosu, gözetleme kulesi ve kayalara oyularak yapılmış mezarlarıdır...
Alinda'ya, tercihen, bir Cumartesi günü gitmenizi öneririz çünkü o gün Karpuzlu'da, antik kentin eteklerinde kurulan halk pazarı yörenin en pitoresk görüntülerini oluşturuyor...

Agorayı taşıyan istinat duvarı 15 metre yüksekliğinde ve tam 90 metre uzunluğunda. Hellenistik dönem, yani M.Ö 3.yy'dan kalma olan bu duvarın arkasında 2 katlı bir çarşı vardı.
Agora duvarlarının hemen dibinde, antik kentten ödünç alınarak inşa edilmiş köy evlerinin bazılarında 2002 yılında daha hala oturanlar vardı.
Akropolün hemen yanıbaşında yer alan tiyatronun oturma yerleri oldukça iyi durumda. Taşların arasından fışkıran zeytin ağaçları ortamı son derece romantikleştiriyor.
Adı Soner, 2002'de, onunla ilk tanıştığımızda,  13 yaşındaydı... Antik kentin hemen yanıbaşındaki evlerden birinde oturuyordu. Alinda'ya gittiğinizde siz onu bulmasanız da, o sizi muhakkak bulacaktır çünkü fahri rehberlik yaparak harçlığını çıkartıyor. Karpuzlu'dan hayatında hiç çıkmamış. Biz kendisini tanıdığımızda henüz Çine'ye bile  gitmemişti. Antik kentin yaslandığı tepenin en tepesindeki kayanın üzerinde Hz.Muhammet'in atının ayak izlerini size göstermek isteyecektir: Ciğerlerinize güvenmiyorsanız sakın denemeyin!

Biraz önce dışardan gördüğünüz istinat duvarının arka tarafında işte bu sütunlar var. Bu sütunların altında zemin kattaki mağazaları, üstünde ise ikinci kattaki mağazaları hayal edin. Deniz seviyesinden 300 metre yüksekte inşa edilmiş iki katlı gözetleme kulesine saygıda kusur etmeyin, zira kendisi  2 bin 400 yaşlarında... Antik dönemde mezarlar muhakkak şehir dışında olurdu. Kentin kapılarına gelen taş döşeli  yolun sağında ve solunda "Nekropolis" denilen "Ölüler kenti" yani mezarlar vardı. Alinda'da Kuzey surları boyunca bunlardan bazılarını görebilirsiniz.