KUŞADASI PROFESYONEL TURİST REHBERLERİ DERNEĞİ

EĞİTİM GEZİSİ: BERGAMA 23.03.2006 Perşembe

Bu gezimizde Akropolü Derneğimiz üyesi, 43 yıllık profesyonel turist rehberi Hülya Terzioğlu'ndan dinledik. Resimde antik kentin surları önünde ilk bilgileri veriyor. Kent, Büyük İskender'in varislerinin döneminde Helenistik sanatın doruğa ulaştığı yer olarak kabul ediliyor. Bu kentte  mimarî, krallarının ihtirası ile doğru orantılı olarak, devasa boyutlara ulaşmış... 
Biraz daha yukarı çıktığımızda, kapının hemen yanındaki panonun önünde,  bir illüstrasyon üzerinde, kentin  M.S 2.yy'daki durumunu anlatıyor. O gün, büyük bir talihsizlik eseri şiddetli bir rüzgâr esiyor, Sevgili Hasan Balcı, illüstrasyonun uçup gitmemesi için Terzioğlu'na yardım ediyor. Kapının sağında ve solunda, 2.Eumenes döneminden  kalma, kare planlı birer kule yer alıyor.
Krallık saraylarının bulunduğu kısmı ziyaret etmek oldukça külfetli zira dişe dokunur kalıntı sayısı pek az. Resimde bir sarnıcın içi görülüyor. Kentin bu kesiminden, eski Celtius vadisine  göz atarsanız orada, akropolü besleyen su kemerlerini görürsünüz. Roma döneminden kalma bu su kemerleri, 55 km uzaklıktaki Soma yöresinden kente içme suyu ulaştırmada kullanılırdı. Diğer bir  kaynak da Madradağ'da bulunurdu Bu iki kaynaktan gelen sular bir havuzda toplanır ve sifonlarla sarnıçlara çıkartılırdı.   

Akropolün en yüksek noktasında Trajan (MS 98-117) Tapınağı yer alır.  Hadrianus döneminde (117-138) tamamlandığı için o imparator da bu tapınakta kutsanmıştır.
Resimde, tapınak alanının 1860'lardaki halini gösteren bir gravür...
Yakın bir zamanda restore edilen tapınağın başka bir açıdan görünümü.
Tapınağın ön cephesinde 6, kenarları boyunca ise 9 ar sütun vardı. 
Tapınağın kuzey alınlığı
Tapınağın, üç tarafı sundurmalarla çevrili  temenos'undaki İmparator Trajan heykelinden geriye kalanlar...
Tapınak, devâsâ  kemerlerin desteklediği bir terasın üzerinde inşa edilmiştir.
Ortadaki kemerin, diğerlerine oranla daha dar olduğu gözlenir. Bunun nedeni, tapınak önündeki dev mermer sunağın ağırlığını daha iyi taşıyacak bir altyapı oluşturma kaygısıdır.
ve Athena kutsal alanından geriye kalanlar.
Bir üstteki resimde görülen sütun kalıntıları, bu resimdeki "kütüphane" yasının önünde görülen sütunlardır. 2.Eumenes, aynı babası 1.Attales gibi bir kitap kurdu ve koleksiyoncusuydu. Ve anlatıldığına göre, kentte, zenginlerin evinde ne kadar kitap varsa toplatır, kütüphane koleksiyonlarını zenginleştirirdi. Bu yöntemle, büyük çoğunluğu parşömen üzerine yazılı 200 bin eser toplamıştı. Strabon'un anlattığına göre zenginler kitaplarını, imparatora kaptırmamak için,evlerinde inşa ettirdikleri gizli bölmelerde saklar hale gelmişlerdi. Bergama kütüphanesinin varlığı, İskenderye kütüphanesinin nâmını ciddi şekilde tehdit ettiği içindir ki Mısırlılar Anadolu'ya papirüs ihracatını yasaklamışlardı.  
ZEUS SUNAĞI: Attalidler'in anısına dikilmiş olan bu meşhur sunak günümüzde Berlin'deki Pergamum Müzesi'ndedir. Türkler Bergama müzesi'ndeki maketi ile yetinmek durumundadır. Bu sunağın boyutları 36 x 34 metre, yüksekliği ise 12 metreydi. Akropol'de sunaktan geriye 5 basamaklı subasması kalmıştır.
...ve Kızıl Avlu... 260x100 metre boyutlarındaki bu tapınak, adını inşaatında kullanılan kırmızı tuğlalardan alır. Orijinalinde bu duvarlar tamamen mermer kaplı idi. Kızıl Avlu'nun altından, birbirine paralel iki kanaldan, antik Selinus nehri akardı. tapınak Hadrianus döneminde inşa edilmiş ve o dönemin moda tanrıçası Serapis'e adanmıştır.
www.kured.org