Kervansaray kalıntıları Kervansaray'ın hemen karşısındaki osmanlı hamamı

Eski Osmanlı evleri Birgi'nin başlıca mimari özelliğini oluşturuyor. 

Geleneksel ahşap evlerde oturan vatandaşların ekonomik gücü Anıtlar Kurulu'nun belirlediği normlara uygun şekilde restorasyon yaptırmaya müsait değil. Bu nedenle evler "Gittiği yere kadar" oturulacak gibi gözüküyor.  

Geleneksel evlerle bezeli Birgi sokakları şimdilerde son derece tenha. Kent genelinde büyük bir sessizlik hüküm sürüyor. Bu da beldeye ayrı bir güzellik veriyor. 

Hamamın batıdaki girişi.

NASIL GİDİLİR?
Kuşadası'nın 120 km kuzey-doğusunda yer alan Birgi, şimdilerde İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı bir köy. Kuşadası'ndan Birgi'ye, Selçuk-Tire- Ödemiş yolu üzerinden gidebilirsiniz. 
NE YENİR?
Birgi'nin içinde doğru dürüst yemek yenilebilecek" Eli-yüzü düzgün" bir yer yok. Biz, Ödemiş'e dönüp meşhur Ödemiş köfte yemenizi öneririz.
Kuşadası'nın 120 km kuzey-doğusunda yer alan Birgi,  kaderine terkedilmiş görünümüne karşın, özgün Osmanlı mimarisiyle, bir zamanların görkemini günümüze taşıyor... Bugünkü kentin kuruluşu 15'inci yy.'a uzanıyor. Ancak, Ulu Cami'nin duvarlarında  ve Çakırağa Konağı'nın  bahçesinde   göreceğiniz arkeolojik kalıntılar Roma ve Bizans döneminden kalma. Zaten, cami eski bir bizans sarayının   kalıntıları üzerine inşa edilmiş.  Kenti ortadan ikiye bölen Çakir Çayi günümüzde, hele hele yaz aylarında, sicim gibi akıyor. O da adeta Birgi'yle aynı kaderi paylaşıyor.  18'inci yy'da inşa edilmiş olan Çakırağa Konağı Kültür Bakanlığı tarafından restore edilerek  müzeye dönüştürülmüş. Cephesi ve odaları çiçek ve manzara motiflerini konu alan resimlerle bezeli.   Ulu Cami 1312- 1313 yıllarında, eski Bizans sarayının kalıntıları üzerine, v ekısmen bu binadan gelen kesme taşlarla inşa edilmiş.  Çatısını tutan dört sıra sütun Roma döneminden kalan başlıklarla bezeli. Kubbe yerine çatıyla örtülü olan Ulu Cami, bu özelliğiyle, Selçuklu mimarisinin karakteristiklerini yansıtıyor.