
Turist rehberleri ve yerel tarih araştırmacılarının
katıldığı söyleşide Dr.Telci, bugünkü adı Selçuk olan ilçenin 15.
ve 16. yüzyıl tarihini anlattı. Telci;
“Selçuk’un 1304’de Aydınoğulları tarafından
Bizans’tan alındığını belirten Telci. 14 yüzyılda Aydınoğulları
Beyliği’nin, 15. yüzyıl başından itibaren de Osmanlı
İmparatorluğu’nun denetiminde olan Ayasuluğ’un beylikler döneminde
100’e yakın köyü ve 20’nün üzerinde mezrası bulunduğunu söyledi. O
zamanki Ayasuluğ’un Söke’yi ve Kuşadası’nı da içine alacak şekilde
Torbalı’ya dek uzanan bir coğrafyaya yayılı olduğuna dikkati çeken
Dr.Telci, “Ayasuluğ, o dönemde Batı Anadolu’nun önemli
kasabalarından biri idi. 1475’lerde 15 bin kişilik nüfusa sahipti.
1575’lere doğru gelinirken bu nüfus 30 bine yaklaşıyordu”dedi.
1512’de kent merkezinde 738 hane (yaklaşık 3400 kişi) barındıran
Ayasuluk’un 1575- 1630 arası adeta tarih sahnesinden silindiğini
ve hiçbir belgede yer almaz hale geldiğini vurgulayan Telci,
sinevizyon gösterimi eşliğinde yaptığı sunumda Ayasuluğ’daki
Aydınoğlu Beyliği ve Osmanlı dönemi yapılarından ve sosyal
yaşamından söz etti, İsabey Camisi’nin üzerindeki kitabede okunan
“Ali” yazısının Hazreti Ali ile ilgili olup olmadığının kesinlik
kazanmadığını, bu tür kitabelerin Selçuk’un başka yerlerinde de
bulunduğunu belirtti.
Sultaniye
Köyü’nde Mevlevi Tekkesi
Cahit Telci bölgede Mevleviliğin ciddi boyutlarda
olmamasına rağmen iki Mevlevihane’nin bulunduğunu söyledi.
Bunlardan birinin Sultaniye Köyü’nde bulunduğunu aktardı,
Sultaniye Köyü’ndeki (Eceköy) Mevlevihane için Abdülbaki
Gölpınarlı’nın “Erken dönem köy mevlevihanelerinin ilkidir”
dediğini hatırlattı. Dr Telci, daha sonra şöyle konuştu:
“Bölge, Beylikler ve Osmanlı’nın ilk dönemlerinde
kaçakçılık ve korsanlık olaylarının yoğunluğundan dolayı vergiden
muaf tutuldu ve güvenliğe ağırlık verilen bir yer oldu.
Ayasuluğ’un 16. yüzyıl sonunda tarih sahnesinden silinmeye
başlaması ile Kuşadası’nın yıldızı parladı”.
Şirince’den de söz eden Telci;
“Şirince’nin varolduğundan beri Rum köyü olduğu
şeklinde bilgi yanlıştır. Çirkince adı göçebe Çirkince
Türkleri’nin buraya yerleştirilmiş olmasından gelir. Kırkınca
falan uydurmadır. Rumlar bu köye 19. yüzyılda yerleşmiştiler.
Selçuk ve Kuşadası genelinde Rum nüfus 19. yüzyıla kadar oldukça
az idi”.
Sunumdan sonra izleyicilerin sorularına ve konuya
dair eklemelerine geçildi.
Kured Adına Plaket