Adını toprağının renginden alan belde...
KIZILCABÖLÜK

Aydın İli'nin Karacasu ilçesi ile Denizli'nin Tavas ilçesi arasında yer alan Kızılcabölük'ün,  Orta Asya'dan göç eden atalarımızın uç beylerinden birinin üçüncü oğlu tarafından kurulduğu söylenir. O dönemde bölgeye yerleşen göçerler, hayvanlarını besleyebilmek için 7-8 bölüğe ayrılırlar. Ancak, dağınık yerleşmenin güvenlik açısından zaman içerisinde ortaya çıkardığı sorunlar, dönemin Muğla Valisi Cevher Paşa'ya iletilir,  Paşa da yaptırdığı araştırmalar sonucunda halkın toplanmasını uygun görür ve Kavak Camisi'ni inşa ettirir. Kavak Mahallesi'nin simgesi olan kavak ağacının yanında inşa edilen caminin çevresine halk yerleşmeye başlar. Kasabanın ilk kurulduğunda bölük bölük olması, ilk yerleşim yerlerinin toprak renginin kırmızı olması ve kadınların başlarını kırmızı örtü ile örtmeleri nedeni ile "Kırmızı bürgülü insanların yaşadığı yer" anlamına gelen Kızılcabörkü adı ile anılmaya başlar ve zaman içerisinde de Kızılcabölük'e dönüşür.    
Yakın bir zamana kadar Karacasu'dan gelip Pamukkale'ye giden tur otobüslerinin durmadan önünden geçtikleri kasaba, başrolünü Brad Pitt'in oynadığı Truva (TROY) filminin kostümlerinde kullanılan kumaşın buradaki el tezgâhlarında dokunduğunun duyulması ile turistik bir destinasyon olmuştur. 

Dokumacılığı yöreye Kafkasya'dan göç eden Türkler'in getirdiği söylenir. 16'ıncı yy'dan 19'uncu yüzyılın ortalarına kadar mekiği elle atılan ahşap tezgâhlar kullanılmış ve ürün olarak yalnızca düz beyaz bezler dokunmuş. 19'uncu yüzyılın ortalarından itibaren  desenli alacalar, 1870'lerden itibaren de dış elbiselikler dokunmaya başlanmış. Kızılcabölük, günümüzde 500 civarında otomatik, bin 500 civarında da yarı otomatik tezgâh ile, dokumacılıkta dünya devleri ile yarışacak düzeye gelmiştir.    

Yöre insanının geçmişe duyduğu özlem  atadan kalma yöntemlerle ve birkaç girişimcinin özverili çalışması ile harmanlanınca, el dokumacılığı, özellikle son 15 yılda, rönesans dönemini yaşamaya başlamıştır. Bu dokumalarda herhangi bir baskı malzemesi kullanılmaz. Desn tamamen tezgahın başındaki dokumacı tarafından dokuma ile oluşturulur. Kimya bilimi ilegisi olmayan bu insanlar bu konuda herhangi bir eğitim de almış değillerdir. Tamamen doğal boyalarla boyanan iplikleri kendi hayal dünyalarında oluşturdukları desenlerle kumaşa uygularlar.    
El tezgâhlarının sesinin hiç kesilmediği Kızılcabölük'te her ev doğal bir atölye niteliğinde. Kasabanın mütevazi boyutlardaki  etnografya müzesi de yörenin yaşam biçimi hakkında önemli ipuçları veriyor. 
NASIL GİDİLİR?
İzmir-Aydın-Denizli: 231 km
Bodrum-Muğla-Kale-Kızılcabölük: 225 km.
Marmaris-Muğla-Kale-Kızılcabölük: 180 km.
Fethiye-Muğla-Kale-Kızılcabölük: 220 km.
İzmir-Nazilli-Kuyucak-Karacasu-Aphrodisias-Kızılcabölük: 240 km.
Antalya-Korkuteli-Gölhisar-Acıpayam-Kızılcabölük: 240 km.
Verimli arazilerin ortasında kurulu bulunan Kızılcabölük'ün ek geçim kaynağını organik tarım oluşturuyor. Bunun yanısıra arpa, buğday, nohut, mercimek gibi  gibi hububat ekimi ve tütüncülük de yapılıyor. Ovanın bereketi bahçeciliğe de bütün görkemi ile yansıyor: saniyede 256 litre akan su sayesinde bodur kiraz, ayva, armut brokoli, biber ve salatalık ekimi oldukça yaygın. Kızılcabölük Belediyesi, tarım alanında yatırımcılara her türlü kolaylığı sağlıyor.  
fotoğraflar: Ali Karapınar