Uzun balina, 1998 yılı Şubat ayında Kuşadası Dilek Yarımadası Milli Parkı, Kavaklıburun Koyu'nda karaya vurdu. Kuşadası Belediyesi Halk Sağlığı ve Çevre Laboratuvarı sorumlusu kimyager Dr.Ayşe G.Şerifoğlu tarafından sahip çıkılarak koruma altına alındı. Aynı yıl, TÜDAV tarafından Hidrobiolog İdil Öz ile iskeletin tesbit çalışmaları tamamlandı. Balinanın rekonstrüksiyonu 2000 yılı Mart ayında,  Ege Ü. Tabiat Tarihi Müzesi, Mustafa Karacalar ve Bilter Anı tarafından yapıldı.  14.5 metre boyundaki balinanın cinsiyeti,  ileri derecede  dekompozisyon nedeniyle saptanamadı.

BALİNAMIZIN ÖYKÜSÜ

   

   

Balinanın Dr.Ayşe Şerifoğlu tarafından bulunduğu günkü hali

İleri derecede dekompoze olan balinanın çürüyen etleri iskeletinden ayrıldı

Beyazlatılan kemikler montaja hazırlandı

Virtual Musum'a taşınmazdan önce, en uygun teşhir salonu Belediye binasının giriş holüydü. İlk montaj orada gerçekleştirildi.

Ayışığı'nin iskeleti motaja hazırlanırken, kafatası da 11-20 Aralık 1998 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen Boat Show'da sergilendi. İskeleti Dilek Yarımadası Milli Park'ında bulan Dr.Ayşe Şerifoğlu, katıldığı fuarda balina ile ilgili bilgi verdi.

İNGİLİZLER MÜZEDE SERGİLİYOR
Dr.Ayşe Şerifoğlu'nun duyarlı yaklaşımı sayesinde değerlendirilen balina ilk olarak   Kuşadası Belediye binasının giriş holünde sergilendi, şimdi de Kusadasi Virtual Museum sayesinde dünyaya açılıyor. İskeletin hiçbir kemiğinin eksik olmaması, onu pahabiçilmez kılıyor.   Aynı tür bir balinanın sadece kafatası kemiklerine sahip olan İngilizler ise, onu Oxford'da Universite Müzesi'nde sergiliyorlar. 
BALAENOPTERA PHYSALUS'UN (UZUN BALİNA) ÖZELLİKLERİ
Türün boyu genellikle 18 - 20 metre arasında değişir. 24 m.'den daha uzun fertleri de görülmüştür. Akciğerleriyle solur, omurga sayısı 42- 65 arasında değişir. İki parçalı kalça kemiği omurgalarla kaynaşmıştır.  Kulak kapakçıkları ve gözleri çok küçüktür. Derileri sert değildir ve altında, vücut ısısını koruyan bir yağ tabakası vardır. 90 metreye kadar dalabilen bu tür balinalar, kuyruk kanatlarının birbirine kaynaşmış olmasından kaynaklanan güçle, saatte 48 km'ye varan bir hızla  hareket edebilirler. Balaenoptera türü balinalar göç ederler ya da kış aylarında ılık sulara dağılırlar. Bu göçte, doğuya ve batıya göçü sadece Balaenoptera physalus yapar. Akdeniz'de de zaman zaman görülmesi bundandır. Etinin lezzetinden dolayı bir zamanlar okyanuslarda yoğun olarak avlanan bir tür olan uzun balinanın günümüzde Akdeniz havzasındaki toplam nüfusu 4 bin civarında tahmin edilmektedir. Doğu Akdeniz'e nadiren uğrarlar ve koruma altındadırlar. Yoğun deniz kirliliği, yasadışı avcılık ve yaşam alanlarının daralması nedeniyle sayıları hızla azalmaktadır. Uzun balina, suyu kafasının iki tarafında bulunan çift delikten yapar. 
Bu balin türünün mevsimlere göre değişen gıdaları; küçük deniz canlıları, planktonlar, kabuklular ve küçük balıklardır. Deniz suyunu süzerek beslenirler ve bunun için çenelerinde balenler (balina çubukları) bulunur. Çiftleşmeler en çok kış aylarında olmakta ve Balaenoptera, genelde, iki senede bir doğum yapmaktadır.  Gebelik süresi 10- 12 aydır. Yavru Balaenoptera physalus, doğduğunda 6- 6 buçuk metre dolayındadır ve doğar doğmaz yüzer. Yağ oranı çok yüksek olan ana sütüyle beslenir. Doğumdan sonraki 6 ay içinde 12- 13 metre boya erişir ve sütten bu dönemde kesilir. Seksüel olgunluğa ise 3buçuk- 4 yaşlarında erişirler. Çatal kuyruklu balinaların jeolojik uzanımları kuzey Amerika'da Üst Miyosen, Avrupa'da ise Pliyosen devreye kadar inmektedir. 
Müze girişi