|
 |
| Toprağa gömülü bu
küplerin içinde şarap, zeytinyağı ve tahıl saklanırdı. |
|
| Milas'ın 13 km doğusunda, çam
ormanlarının içinde yer alan Labranda'yı gezmek için, bizce, birden fazla
neden var... Labranda, bir yandan insana huzur veren ormanlık alanı, öte yandan
da arkeolojik kalıntılarının zenginliğiyle sizi büyüleyecek. Antik
çağda Labranda Milas'a (Mylasa) 13 kilometrelik bir tören yoluyla bağlıydı. Yani
burası bir kent değil, tanrıların babası Zeus'a atanmış tapınağıyla bir kutsal
alan ve kehanet merkeziydi. Bizans döneminde de oturulan Labranda, 12'inci yy'dan
itibaren önemini yitirmeye başladı. 11'inci yy'dan kalma bir kilise hala ayaktadır.
Ekim sonu yörede bal mevsimidir. Antik kentin arıcılıkla uğraşan
bekçisinden bir kilo
bal satın alırsanız, antik eserlerle ilgili ayrıntılı bilgiler edinebilirsiniz. |
|
|
 |
 |
 |
| Labranda'nın meşhur Zeus
Straitos tapınağı, İ.Ö 5.yy'da inşa edildi, bir asır sonra da tadilat gördü.
Tapınağın solunda, dağ ile karşı karşıya görülen binalar, tapınağın hizmet
binalarıydı... |
Doğu Kapısı'nın yanında bulunan bu
delikli taş, kente satılmak üzere getirilen tahılın miktarını ölçmeye yarardı. |
Son olarak 1990'da
İsveçli arkeologlar tarafından kazılan Labranda, her nekadar bekçisi varsa da, kendi
haline terkedilmiş görünümde. Biri güneyde, diğeri doğuda olmak üzere iki anıtsal
kapı hala birhayli iyi durumda. |
| NASIL GİDİLİR? |
| Sakın ola ki, bizim
yaptığımız gibi, Aydın-Çine-Alinda güzergâhını takip etmeyesiniz. Zira, aslında
doyumsuz bir manzarası olan Alinda-Labranda yolu, yöreyi talan eden madencilerin
kamyonları tarafından kullanılamaz hale getirilmiş durumda. En iyisi, Kuşadası-
Milas üzerinden gitmek. |
|
|
|