BAHAR

Eskisine nazaran daha az tura cikinca etrafi daha fazla gozler, izler oldum. Her mevsim guzel de bahar en guzel olani kesinlikle, bana gore.

On gun evvel sonbaharin bitimiyle her gun birer birer yapraklarinin dususunu izledigim –her olumsuz seyden iyi bir sey cikaranlar degilim ama- ve tum kis, bir “cift” oldugunu dusundugum iki kumrunun; dallarinda yagmur, kar, ruzgar demeden tunedigi ihlamur agacinin yapraklarinin filizlendigini gordum bugun tur donusunde. Kisa girerken bir bitisi izleten bu agac bu gunlerde hergun yapraklarini buyutup acacak, ciceklenecek, etrafa enfes ihlamur kokulari sacacak ..

Istanbul’dan cikar cikmaz baslarini topraktan cikarmis bugday tarlalari gozlerinizin onune gelecek. Bundan bir gun sonra, artik aslinda bildiginiz , her yil gordugunuz ama yine de her yil her acislarinda hangisinin elma, hangisinin kayisi, seftali ya da kiraz oldugunu dusunup, bunu bir oyuna donustureceksiniz. Bir sure sonra agaclar basit bir problem gibi olacak ve bu kez calilar, ciceklere bakar olacaksiniz. Ericalar – funda- miydi sunlar diye dusunecek ve salkim salkim ciceklerinin akasyalara ne cok benzedigini dusuneceksiniz. Cay yolunun en cekilir yaninin papaverler oldugunu bir kez daha dusuneceksiniz. Truva’nin surlari eskiden de Tamarixleri kucakliyor muydu diyeceksiniz icinizden. Efes’e girer girmez gozleriniz onumuzdeki gunlerden itibaren bir kac ay her gelisinizde goreceginiz ferulalari arayacak. Ve Hypericum Perforatum ya da sari kantaronlari. Yikintilarin icinden, duvarlarin catlaklarindan disariya tasmis o guzelim yesillerin, yakinda bir o kadar guzel sari cicekle bulusacagini dusuneceksiniz. Yaninizdakiler goremeyecek diye uzuleceksiniz hatta. Bergama Akropol’e dogru tirmanirken yazin sicakla kavrulacak olan otlarin simdi ne guzel gorundugunu dusuneceksiniz. Gelincikleri isaret edeceksiniz otobustekilere.

Kapadokya’da uzum tarlalarinin yanindan, icinden gecerken, hala asmalarin yapraklarinin yesillenmedigini ama bir kac hafta sonra bu kum gibi topraktan olaganustu renklerde –mor, beyaz, mavimsi- susenlerin fiskiracagini dusuneceksiniz.



Bir sure sonra Orta Anadolu’dan gecerken, kadinlarin yol kenarlarinda ellerinde bicaklarla bir takim calilari kestiklerini goreceksiniz. Bu; simdilerde Bergama’da Asklepion civarinda gordugunuz otlardan farkli. Simdiler, madimak zamani. Ve kuzu kulagi. Ki bu otlar Istanbul’da yasadiginiz apartimanin bahcesinde bile gorulebilir. Oysa benim bahsettigim “uzerlik otu” denilen “nazarlik otu” diye de bilinen Peganum Harmala. Inanislarin dini, etnik kimligi yok, bilirim. Cunku bu otun meyvalarinin kurutularak ipe dizilmesinden, estetik bicimler verilmesinden yaratilan “nazarlik”’i Anadolu’da her tur inanis ve kimlige sahip insanlarin kullandigini gormuslugum vardir.

Anadolu’nun pek cok yerinde “yatir”larda geceleyip dileklerinin gerceklesmesini isteyenler, yine ayni bitkinin meyvalarini kaynatip ictiklerinde sakin bir uyku haliyle, tum korkularini disarida birakirlarmis.

Kotu ruhlardan korunmanin pek cok yolundan biri olan tutsuleme de yapilirmis uzerlik otundan.

Bildigimiz, hani hep elimizin altinda olan kekik bile mistik ozellikleri olan bir bitki imis eskilerde. Kuru kekik evde yakilarak evin havasinin temizlendigine, kotuluklerin ve hastaliklarin evden uzaklasacagina inanilirmis. Kotu ruhlari ele gecirmek istiyorsaniz bahceye kekik ekmeniz yeterliymis. Kekik kokusu onlari cagirirmis cunku. Kotuluk ve hastaliklardan korumak amaciyla, vucut uzerinde de tasinan bir bitki var mi bilemiyorum ama insanin inanclarinin siniri yok. Konuyu bitkilerden madenlere tasiyarak bir kitaptan alintilari paylasacagim biraz da.



Bazi madenlerin en az bazi bitkiler kadar mistik oldugunu ya da oyle kabul edildigini okudum yeni kutuphanemize giren bir kitapta. Antik donemde kursun kullanimi ile ilgili kitap. Ve kursunun o donemde mistik ozellikleri olduguna inanildigini soyluyor. Hellen ve Roma dunyasinda kutsal maden sembolleri arasinda kursun olmasa da Akadlar’da ornegin Istar kursunun tanricasi imis. Kursun madeni, buyude oldugu gibi doga ustu yaratiklarin gucunden korunmak icin kullanilan amuletlerin yapiminda kullanilmis. Yeryuzuna sadece tanrilar degil, ayni zamanda doga ustu yaratiklar ve gucler de hukmetmekteymis- tipki simdi inanildigi gibi-. Hastalik, kotu sans, nazara bagli tahribatlara neden olan bu guclere karsi insanlar vucutlarinda, elbiselerinde amulet tasimis, kapilarina, avlularina, mezar odalarina amulet asmistir. Kursundan yapilmis amuletlerin bronz veya kiymetli madenlerden yapilanlardan cok bulunmasi ise ucuz olmasindan dolayi halkin gelir duzeyi zayif olan sinifi tarafindan tercih edildiginin kaniti olabilirmis.

Amuletler, farkli cografi bolgelere ve kulturlere gore degisen cok genis bir form yelpazesine sahiptir diyor kitap. Deri, tas, yari kiymetli taslar, bronz, gumus, altin gibi malzemeler ve kursun kullanilmis. Yarim ay motifi; “lunula” uzunca bir donem Mezopotamya ve sonra Hellen dunyasinda kullanilan bir motifmis. Kursundan yapilmis lunulalarýn Roma doneminde kadin ve cocuklar tarafindan sikca kullanildigina da deginiyor kitap. Dogrudur. Ay’in kadinla iliskisi sir degil oteden beridir.

Bulunan amuletlerin arasinda sayice ve cesit bakimindan oldukca fazla olan Phallus, disi dogurganliginin sembolu kabul edilirdi, bundan olsa gerek fazlaca gorulmesi. Erkek dunyasina gelince, tekerlek, Herakles sopasi, Gorgo basi, sivi kaplari, sikca gorulurmus. Kursundan yapilmis bu motifler deri bir kayis ile boyunda tasinrmis. Simdinin muskalari gibi.

Bebekler de amuletlerini capraz bir bant esliginde gogus ve sirtta tasirmis. Cocuk yurumeye basladiginda veya saclarinin kurban edilmesinden sonra- bu da torensel ilk sac kesimi gelenegimize benziyor- amuletlerini boyunda tasimaya baslarmis. Kizlar ise kursundan yapilmis amuletlerini muhtemelen evlenene dek tasirlarmis. (sayfa 47- 50 arasi, Hellen ve Roma Dunyasinda Kursun kullanimi, Turgut Zeyrek).

Kitapta, kursunun mimari, su sistemi, silah yapimi, spor gerecleri vs yapiminda kullanimindan da bahsediliyor. Ama yine de ben ciceklerin renkleri ve cicek ve bitkilerin mistik, hikayelerle ve sifalarla dolu dunyasini daha ilginc buluyorum. Zeus ve Hera’nin yatagini susledigi soylenen ve bu yuzden yeni evlilerin cicegi kabul edilen cicekten, dusmana baris ya da meydan okuma mesaji iletmek icin gonderilen cicege ..Binlercesi disarida...Bakmanizi bekliyor..

Sevda Kali Ergener