|
Bafa
Gölü ve kıyılarının tapusunu 1978 yılındaki kamulaştırmaya
kadar elinde bulunduran Osmanlı Hanedanı’ndan Sultan
Vahdettin’in son torunu Hümeyra Sultan’ın oğlu, Kuşadası
Kısmet Otel’in sahibi, Halim Özbaş, unutulmaya yüz tutmuş
yerel tatların tanıtıldığı Meandros Festivali kapsamında,
köylülere ve konuklara “Dumanda yılan balığı” pişirdi.
Özbaş, bu etkinlik için özel olarak imal ettirdiği füme
balık pişirme fırınını etkinliğin düzenlendiği
Serçin Köyü’ne armağan etti.
Büyük Menderes Deltasını arkeolojisi, folkloru ve mutfağı
ile bir bütün halinde markalaştırarak turizm piyasasına
sunmayı hedefleyen Festival Meandros kapsamında, Serçin Gölü
kıyısında kurulu köyde, gölde avlanan yılan balıkları
dumanda (füme) pişirildi. Bu etkinlik, yerel mutfağın
yeniden canlandırılmasının yanı sıra, Handean ile köylüler
arasında kamulaştırmadan beri süregelen husumete de son
noktayı koydu.
YEREL
TARİHİN ACI DOLU SAYFALARI
Halim
Özbaş’ın babası Halil Özbaş, Aydın İli sınırları
içindeki Didim- Akköy- Dalyan bölgesinde bulunan kanalın
ve Bafa Gölü’nün bir bölümünün tapulu sahibi idi. Bu
hukuka, gölün tümündeki balıkların avlanması da
dahildi. Bu durumda, göl kıyısındaki Serçin Köyü’nün
balıkçıları gölde kaçak avlanmak zorunda kalıyorlardı.
1960’lı yıllarda kaçak
avlanan balıkçılar ile mülk sahibinin adamları arasında
çıkan silahlı çatışmalarda can kayıpları meydana
geldi. Özbaş ailesi ile köylüler arasında giderek tırmanan
gerginlik 1978 yılında tapu ihtilafının yargı yolu ile
çözülmesi neticesinde sona erdi.
40
YIL ARADAN SONRA İLK KEZ
Halim
Özbaş, son kez 40 yıl önce gördüğü Serçin Köyüne,
Meandros Festivali kapsamında düzenlenen “Yerel Mutfak Atölyesi”
vesilesi ile geri döndü. Yılan balığı fümesi bir
zamanlar Bafa Gölü havzası yerel kültürünün vazgeçilmez
bir ögesi iken, su
yönetiminde yapılan yanlışlar yüzünden göller aşırı
tuzlanıp kurumaya başlayınca balıkçılık da önemli ölçüde
kan kaybına uğradı. Bafa Gölü’ndeki yılan balığının
değerini ilk olarak, yarım yüzyıl önce,
Halim Özbaş’ın babası Halil Özbaş keşfetmişti;
“Yılan Balığı Sıcak Füme” o tarihlerden beri Kuşadası’ndaki
Kısmet Otel’in özel servislerinin en gözde yemeklerinden
biri idi. Festival Meandros koordinatörleri Başak Kamacı ve
Ömhur Kaynak Halim Özbaş’a Serçin Köyü’nde balık pişirmesini
teklif ettiler. Özbaş: “Benim otelimde Serçin’li gençler
çalışıyor. Benden yana sorun olmaz” dedi. Serçin Köyü
Muhtarı Aşkın Karadayı da “Eskilerde kaldı o olaylar”
deyince buzlar çözüldü ve tarihî buluşma, barışma gerçekleşti.
Festivalin Serçin gezisini organize eden Kuşadası
Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği, Halim Özbaş
ve Muhtar Aşkın Karadayı’ya teşekkür beratı verdi.
“YILAN
BALIĞI FÜME” NASIL HAZIRLANIYOR?
Yılan
balığını dumanda pişirmek için özel bir fırın
gerekiyor. Bu fırın üst üste konmuş iki varili andırıyor.
En üstünde birbirine paralel yerleştirilmiş demir çubuklar
var. İçleri temizlendikten spnra başlarına kanca takılan
balıklar bu demirlere takılıyor. Fırının en alt kısmında
kazanı var. Kazanda odun yakılıyor. Pişirme ısısının
120 receyi geçmemesi için ısı kontrolü yapılıyor; geçerse
odunların üzrine bir iki avuç su atılarak kısmen söndürülüyor.
Yaklaşık 45 dakika pişirilen balıklar fırından alınıp
derileri tulum çıkartılıyor, löp beyaz et sıcak servis
ediliyor. Balığa çoban salatası eşlik ediyor.
|